1924 Anayasası’na göre Türkiye’yaşayan herkes din ve ırk farkı gözetmeksizin “vatandaş” olarak tanımlanmıştı.
Osmanlı ailesinin temel yapısını sadece İslam hukuku şekillendiriyordu.
Osmanlı Devleti’nde köyden şehre veya bir bölgeden başka bir bölgeye gidip gelme ya da oraya göçerek yerleşmeye (dikey hareketlilik) denilmekteydi.
Osmanlı Devleti’nde reaya; tacirler (tüccar), esnaf, köylüve göçebeler şeklinde alt gruplardan oluşmaktaydı.
İlmiye, Osmanlı toplumunda yönetim görevinde bulunan askeri zümreydi.
Türk-İslam devlerinde köylüler genellikle hayvan beslerler, çiftçilik de yaparlardı.
Türk-İslam devletlerinde han ailesinden olan beyler toplumda önemli bir konuma sahiptiler.
İlk Türklerde Gök Tanrı inancının dışında başka bir inanç yoktur.
İlk Türklerde kışlak bütün boyun ortak malıdır.
Oğuz boylarının ananesine göre toplantılarda her boyun oturacak yeri (orun) belirlemiştir.
Cumhuriyet Dönemi Türk toplumunun ................. bilinciyle ortak ülküler etrafında toplanması amaçlanmıştı
Osmanlı Devleti’nde iskan, şehircilik, eğitim ve kültür faaliyetleri .............. aracılığı ile yapılırdı.
Osmanlı Devleti’nde toplumların din ve mezhep esasına göre yönetilmesine ................ sistemi denilmektedir.
Türk-İslam devletlerinde sarayların önünde günde beş defa ................. vurulurdu.
İlk Türk mutasavvıfı ................... dir.
Türklerde boyların birleşmesiyle ............. oluşmaktaydı.
İlk Türklerde halkın büyük bölümü tarafından ............. inancı kabul edilmiştir.
İlk Türklerde ailenin meskeni ......... adı verilen çadırlardı.
II. Mahmut’un “Uyruğumdaki Müslümanları camide, Hristiyanları kilisede, Musevileri de havrada tanımak isterim.” sözüyle nasıl bir uygulamadan yana olduğu söylenebilir?
Osmanlı toplum yapısında yönetilenlere verilen genel ad aşağıdakilerden hangisidir?