1. Dünya ’nın döndüğünü, Güneş ’in ise yerinde durduğunu kanıtladı.2. Copernicus ’e kadar Dünya ’nın yerinde durduğu, sadece Güneş ’in döndüğü sanılıyordu.3. Bu kanıt, bir dünyanın yıkılıp bir dünyanın kurulduğunun habercisiydi.4. Copernicus, yaptığı çalışmalar ve sıra dışı bakışı ile bu düşünceyi altüst etti.
Numaralandrılmış cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense sıralama nasıl olmalıdır?
(I) Anzer balı olarak bilinen ve pek çok hastalığa iyi gelen balı üreten Kafkas arısının kendine has bazı özellikleri vardır. (II) Öteki bal arılarının dillerinden daha minik olan dilleriyle çiçeklerin derinlerinde bulunan yoğun polenlere ulaşabilirler. (III) Ayrıca bu arının bir başka özelliği de diğer arı türlerine kıyasla daha uysal olmasıdır. (IV) Karın bölgelerinde daha fazla polen biriktirmelerini sağlayan sık tüyler yer alır.
Parçanın anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangi cümleler yer değiştirmelidir?
(1) Haberi verilecek olay ya da olguda ilgi çekicilik ve toplumun genelini ilgilendirme nitelikleri aranır.
(2) Bunu belirleyen ölçüt, toplumun genelini ilgilendirmesidir.
(3) Haberciler bunu “Köpeğin insanı ısırması haber değildir, insanın köpeği ısırması haberdir. ” sözüyle basitçe ilkeleştirmişlerdir.
(4) Bir muhabir için herhangi birinin yolda yürürken düşmesi haber değeri taşımazken bir ülkenin devlet başkanının düşmesi haber değeri taşır.
(5) Her olay ve olgu haber değeri taşımaz.
(6) Bu niteliklere sahip olay ve olgular haber değeri taşır.
Numaralanmış cümleler düşüncenin akışına göre sıralandığında hangi cümle baştan üçüncü olur?
Bu parçanın başına, anlam akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
At sayesinde ilk defa insanoğlunun hayatında yer alan “hız ” kavramı, kısalan mesafeler ve kazanılan zaman bağlamında gündelik yaşamda derin değişiklikler meydana getirmiştir. (1) Atın ehlileştirilmesi konusu birçok millet arasında bir rekabet halini alsa da yapılan son araştırmalar Kazakistan ’da bulunan “Botai ” kültüründe atın evcilleştirilerek insan hizmetinde kullanılmaya başlandığına dair işaretler vardır. (2) W. Kopperd, atın ehlileştirilmesini “atlı-çoban ” kültürünün sahibi olan ilk Türklere atfetmek gerektiğini ve insanlık tarihinde elde edilen bu başarının diğer kavimlerin gelişmesinde de çok önemli sonuçlar doğurduğunu, güçlü bir devlet olabilmek için gerekli şartların bu sayede sağlandığını belirtmiştir. (3) Viyanalı din ve kültür tarihçisi W.Schmidt de Orta Asya ’da oturan ve çok eski zamanda avcılık hayatından hayvanları ehlileştirmeye geçen ve ata ilk binen kavmin Türkler olduğunu kabul etmiştir. (4)
Numaralandırılmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmuştur?
Atakule, Ankara ’nın başkent oluşunun 66. yılında, 13 Ekim 1989 tarihinde açılmıştır. (1) Adını bir yarışma sonucunda halkın belirlediği Atakule ’nin altında bulunan alışveriş merkezi Ankara ’nın ilk alışveriş merkeziyken Türkiye ’nin de ikinci alışveriş merkezi olmuştur. (2) Atakule, Türk mühendis ve işçiler tarafından inşa edilmiştir. (3) Alışveriş merkezinin plan ve projesini Mimar Ragıp Buluç üstlenmiştir. (4) Dikkat çeken mimari yapısı ve konumu ile de Ankara ’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi görmüştür.
Bu metin anlamlı iki parçaya bölünmek istendiğinde ikinci parça kaç numaralı cümleyle başlamalıdır?
Çiçekler her şeyden önce canlıdırlar ve bu sebeple de enerjileri çok yüksektir. (1) Bir çiçeğe bakarak doğadan bir parçayı evinize, ofisinize kısacası yaşam alanınıza taşımış oluyorsunuz. (2) Bu nedenle aslında gerçekten yaşam alanınıza hayat taşıyorsunuz. (3) Evde beslediğiniz saksı çiçekleri, vazoda bakılan çiçekler, çiçek sepetleri kısacası evinizde nefes alan her çiçek, kirli havaya karşı alabileceğiniz güzel bir önlem. (4) Etrafınızda, yaşayan nesneler olduğu zaman bu, ortamın sağlıksız enerjisini değiştirip size de kendinizi daha iyi hissedebilmeniz için enerji katıyor.
Yukarıda karışık olarak verilen parçalarla anlamlı bir bütün oluşturulduğunda doğru sıralama aşağıdakilerden hangisidir?
Verilen hikaye örneklerinden hangisinde gerçeklik daha sınırlıdır?
Günün birinde bekar kardeş şöyle düşündü:
- Ürünümüzü ve karımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de adaletli değil. Ben bekarım ve pek fazla ihtiyacım yok. Kardeşimin geniş bir ailesi var. Onun daha fazla ihtiyacı olur.
Adam Allah rızası için su istemiş. Devesinden inip bir çare adama suyundan vermiş. Suyu içen adam birden çöl insanını ittiği gibi deveye atlayıp kaçmaya başlamış. Çöl insanı arkasından bağırmış:
- Tamam deveyi çalıyorsun ama senden bir ricam var. Sakın bu olandan kimseye bahsetme.
Bu isteği anlamsız bulan hırsız şaşırmış ve neden diye sormuş.
- Eğer bu yaptığını anlatırsan, bu dilden dile yayılır ve insanlar bir daha çölde yardıma muhtaç birini görünce yardım etmezler.
- Deniz yıldızlarını neden okyanusa atıyorsun?
Çocuk der ki:
- Güneş yükseldi mi, sular çekiliyor. Onları suya atmazsam susuzluktan ölecekler.
Verilen metinlerden hangisinde kişi, çalışkanlığıyla ön plana çıkmaktadır?
Verilen metinlerden hangisi nesnel bir üslupla yazılmıştır?
1.
İnternet zamandan tasarruf sağlar. Kişinin çok kısa sürede istediği bilgilere ulaşmasını sağlar. Aynı zamanda farklı bakış açılarının da bulunduğu internet, var olan bilgilerin kıyaslanmasını da sağlar. İnternet hızlı ve donanımlıdır. Geçmişten geleceğe her türlü paylaşıma tekrar ulaşabilir. Yıllar önceki bir şarkı ya da filme anında erişebilirsiniz. İnternet alışveriş yapmanızı sağlar. Özellikle çalışan ya da zaman sıkıntısı yaşayan kimselerin rahatlıkla ihtiyaçlarını birkaç tuşla alabileceği bir ortam sunar. İnternet okul gibidir. Her ders ve konudan bilgiyi barındırır. Eksiğiniz olduğu konulara, ödevlerinize yardımcı olabilecek kısa sürede birçok kitap inceleyebilirsiniz. Aynı zamanda okulda anlayamadığınız bir konuyu internetten videosunu açıp takip edebilirsiniz.
2.
İnternetin zararları günümüzde birçok bilimsel araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmalar sonucunda artık çoğu kişi tarafından bilinen asosyallik, aile ve arkadaşlık ilişkileri gibi sosyal bağların azalmasına, ruh sağlığının bozulmasına sebep olabilmektedir. Ayrıca telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazların aşırı kullanılması özellikle göz rahatsızlıklarına, boyun, bel ve omurga sorunlarına, el ve bileklerde kendini gösteren anatomik ve fizyolojik rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. İnternetin gereksiz kullanımı özellikle en verimli çağlarını yaşayan gençlerin son derece değerli olan zamanlarını boş yere harcayarak vakit kaybına sebep olmaktadır.
Bu metinler arasındaki fark, aşağıdakilerden hangisidir?
A.
Polislik tarihi Türk tarihi ile başlamıştır. Tarih boyunca çeşitli devlet kurmuş olan Türkler kamu düzeni ve güvenliğini ulusal savunma ile birlikte yürütmüşlerdir. Eski Türklerde kamu düzen ve güvenliği işleri subaşılar tarafından yürütülmüştür. Kabile halinde yaşadıkları dönemde Türkler, orduyu sevk ve yönetenlere "subaşı" adını vermişlerdir. Su, asker, komutan, ordu ve subaşı, başkomutan anlamında kullanılmıştır. Kabileler birleşip toplum büyüyünce kağan ortaya çıkmış, subaşılar savaşta belli birliklere komuta etmeye başlamış, barışta da bulundukları bölgenin güvenliğini sağlamışlardır.
B.
Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından sonra gerek Osmanlı başkentinde gerekse illerde iç güvenlik hizmetlerinin eskisiyle kıyaslanmayacak ölçüde gelişmesine rağmen güvenlik hizmetlerinin birçok makam ve kişilere bağlı olarak yürütülmesi uygulaması sürmüştür. Örgütlenme açısından ve uygulamadaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla 10 Nisan 1845´te İstanbul´da "Polis" adıyla bir teşkilat kurulmuş, yeni kurulan polis teşkilatının görevleri yine aynı tarihte yayınlanan Polis Yönetmeliği ’nde belirtilmiş ve bu durum yabancı elçiliklere de bir yazıyla duyurulmuştur.
Bu parçaların ortak konusu verilenlerden hangisidir?
I.
Telefon ilk olarak telgraf sistemine benzer iki hat üzerinden konuşulacak şekilde kullanılmaya başlamıştır. Çoğu defa bir hat demir tel, diğer hat ise toprak olduğu için kayıplar fazla ve sesler karışık olarak işitiliyordu. Bakır alaşımlarının gelişmesiyle tel sayısı arttırıldı. Konuşma sayıları arttıkça hatlar yetişmemeye başladı. 1886 senesinde tek devreden değişik frekanslarla ses gönderen kurapörtör devresi yapıldı. Uzun hatlara konulan yükselticilerle kayıplar telafi edildi.
II.
Telefonun icadı için kimin telefonun mucidi unvanını alacağı, telefonun patent haklarının sahibinin kim olacağı birçok kez davalara ve tartışmalara konu olmuştur. Charles Bourseul, Innocenzo Manzetti, Antonio Meucci, Johann Philipp Reis, Alexander Graham Bell ve Elisha Gray gibi isimler telefonun icadı ile tanınmışlardır. Telefonun ilk zamanlarda, pek çok kişinin ve ticari rakiplerin patentlerini iptal ettirmek için büyük davalara konu oldu. Sonuçlanamayan davalar neticesinde açıklığa kavuşturulamayan, iddiaların ve karşı iddiaların çokluğu nedeniyle kafa karıştırıcı ve sarsıcı bir hal aldı.Ancak Alexander Garaham Bell ve Thomas Edison ’un patentleri ticari olarak belirleyici oldu. Bu iki isim telefon teknolojisine ve piyasasına hakim oldular.
Verilenlerden hangisi bu metinlerin ortak özelliklerinden biri değildir?
Serhat, hayatta prensipleriyle yaşayan bir insandı. En önemli kurallarından biri verdiği sözleri tutmaktı. Eğer ağzından bir söz çıktıysa onu gerçekleştirmek için her şeyi yapardı. Verdiği sözler, birer yemin gibiydi onun için. İşin sonucu onun aleyhine olacaksa da yine de sözünü tutardı.
Dayım çok sevecen, hoş sohbeti olan biridir. Onunla bir yerde oturup, bir şeyler içerken sohbet etmek dünyanın en keyifli etkinliklerinden biridir. Dayım, mükemmele yakın bir insandır ama sadece bir kusuru vardır. “Yapacağım. ” ya da “Yapmayacağım. ” dediği işlerin geleceği şüphelidir. Söylediği sözleri unutabilir veya kendi çıkarlarına uymadığını fark ettiği için gerçekleştirmeyebilir.
Verilen metinlerdeki kişilerin temel farkları hangi konudadır?
Su kirliliği; göl, nehir, okyanus, deniz ve yeraltı suları gibi su barındıran havzalarda görülen kirliliğe verilen genel addır. Her çeşit su kirliliği, kirliliğin bulunduğu havzanın çevresinde veya içinde yaşayan tüm canlılara zarar verdiği gibi, çeşitli türlerin ve biyolojik toplulukların yok olmasına ortam hazırlar.
Denizlerimizde canlı yaşamının sayıca ve türce giderek azalması, kentsel, endüstriyel ve tarımsal atıklardan kaynaklanan deniz kirliliğinin artması kıyısal yapılaşmanın büyümesi ve aşırı avlanmanın önemli sonucudur. Çeşitli yollardan meydana gelen deniz kirliliği, doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve insanların geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, tüm dünyada olduğu gibi, deniz kirliliği ve kıyılar ile ilgili sorunlar ayrı bir önem taşımaktadır. Sanayi, deniz taşımacılığı, şehirleşme, turizm ve atıkların boşaltılmasının yanı sıra oluşan deniz kazaları ile de her geçen gün denizlerimiz daha hızlı kirlenmeye başlamıştır.
Bu metinlerle ilgili olarak verilenlerden hangisi söylenemez?
Besinleri bozulmadan uzun süre saklayabilmek, fazla gıdaların gereksiz yere atılmasını engellemek için; besinleri soğutarak ya da dondurarak saklama yöntemi çok uzun zamandır bilinmektedir. Besinlerin soğuk saklanabilmesine olanak veren soğutucu besin dolaplarının üretiminde yaşanan gelişmeler, günümüzde birçok değişik tipte ve büyüklükte soğutucu dolapların (buzdolaplarının) yaygın şekilde kullanılmasına neden olmuştur.
Evimizin en temel ihtiyaçlarından biridir buzdolabı. Gıdaları kişinin ayarladığı derecede soğutarak bozulmasını engeller ve ayrıca gıdaların tazeliklerini korumada yardımcı olur. Buzluk bölmesi de dondurarak daha sonra o besinleri kullanmamızı sağlar. Uzun süre besin saklama özelliği de vardır. Bu sayede meyveleri, sebzeleri, yapılan yemekleri ve konserveleri israf olmadan kullanabiliriz.
Buzdolabı ile ilgili bu metinlerde, buzdolabının hangi özeliğine yer verilmemiştir?
Benim romanlarımda gerçek dışı hayaller bulunmaz. Gerçek hayatta karşılaşılabilecek, sıradan şeylerden bahsederim. Görünenin olduğu gibi romana yansıtılabilmesi benim için daha kıymetlidir her zaman.
Edebiyat dediğin düş bahçelerinde kurulmaz. Eserin ayakları yere sapasağlam basmalı. Bütün sayfaları hayatın yansımalarıyla bezeli olmalı. Kitabı eline alan, okuyan insan yaşamın kokusunu almalı sayfalar arasında.
Bu metinlerde öne sürülen ortak düşünce verilenlerden hangisidir?
Herkes edebiyatın temelinin şiir olduğunu düşünüyor. Şiir olmazsa duyguların aktarılamayacağına inanıyor. Evet, şiirin edebiyattaki yeri çok önemlidir; şiiri çıkardığınızda edebiyatın bir ayağı aksak kalır. Ancak romanın ve hikayenin verdiği gerçekçilik tadını hiçbir şiir veremez. Hiçbir şiir döneminin şartlarını, savaşlarını, zorluklarını bir roman gibi yansıtamaz.
Bu parçanın anlatımında, verilenlerden hangisi ağır basmaktadır?
Asıl adı Kemal Sadık Göğceli olan Yaşar Kemal, 1923 yılında Adana´nın o zaman ilçesi olan Osmaniye ’de doğdu. Henüz ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi onu folklor derlemeleri yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri Adana Halkevi´nin yayını olan "Görüşler" dergisinde yayımlandı. Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak zorunda kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Bu arada "Ülke", "Kovan", "Millet", "Beşpınar" dergilerinde şiirleri görüldü.