Nükleer silahların etkileri; ani ve kalıntı etkiler olmak üzere ikiye ayrılır.
Eş değer doz, doku veya organların aldığı dozun tüm vucut için yüklediği riski ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.
Fisyon tepkimeleri, iki hafif elementin nükleer reaksiyonlar sonucu birleşerek daha ağır bir element oluşturmasıdır.
Kozmik radyasyon uzayın derinliklerinden gelir.
Taşınan enerji, atomlarda iyonlaşmaya sebep oluyor ise iyonlaştırıcı radyasyon adını alır.
Atom numarası 83’ten büyük olan elementlerin çekirdekleri kararlı olup radyoaktiftir.
Her bir atom, merkezinde pozitif yüklü küçük bir çekirdek ve bu çekirdeğin etrafında belli sayıda elektron bulundurur.
Biyolojik savaş ajanlarından korunmak için eğitimler verilmelidir.
Biyolojik ajana maruz kalmada B düzeyi korunma sağlanmalıdır.
B kategorisindeki ajanlar biyolojik saldırılarda kullanılabilecek ajanlardır.
Clostridium botulinum toksini, yeryüzünde bilinen en kuvvetli toksindir.
Biyolojik ajanlar bakteriler, virüsler, mantarlar ve toksinler olmak üzere dört temel gruba ayrılmaktadır.
Biyolojik savaş ajanlarının İnsan vücuduna girişinde en önemli ve en tehlikeli giriş yolları sırasıyla; solunum yolu, sindirim yolu ve deri yoludur.
Canlı mikroorganizma ya da zehirlerinin, hastalık ya da ölüm amacıyla askeri yapılanmaları hedef alarak kullanılması, biyolojik savaş; panik ve kargaşa yaratmak için sivil halkı hedef alması ise biyoterörizm olarak tanımlanır.
Yangına müdahale için 3 kodu kuru madde ile müdahaleyi ifade eder.
Radyoaktif Beyaz I etiketi, düşük radyasyon seviyeleri bulunan maddeleri ifade eder.
Oksitleyiciler, yanıcı olmadıkları hâlde bünyelerinde yanma için gerekli olan oksijeni bulundurduklarından yanabilen maddelerle temas edince reaksiyon başlatırlar.
Sodyumun su ile tepkimesi kendiliğinden tutuşabilen tehlikeli maddelere bir örnektir.
Tutuşturucu, patlamayı harekete geçirmek için kullanılan araç, ateşleme kaynağı olarak tanımlanır.
Tehlikeli maddeler risk durumlarına göre uluslararası sınıflandırmada 9 sınıfa ayrılmaktadır