SORU BANKASI Filtrele

Sohbet ve Fıkra Ünite / Modül Soruları


Soru 1

Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma... Kolay gibi gözükür ama kolay değildir bu. Birçok kimselerin “Ahlak... ahlak...” diye yasalar, kurallar uydurmağa çalışmaları da zaten bunun kolay olmaması yüzündendir. Size yapılmasını istemediğiniz işi siz de başkasına yapmıyacaksınız yani kendinizi onun yerine koyacaksınız, bencilliğinizden silkineceksiniz; sizin bir etiniz, kemiğiniz olduğu gibi onun da bir eti, kemiği olduğunu, onun da acılar duyabileceğini düşüneceksiniz. O kadar da değil: Size yapılmasını istemediğiniz birtakım şeyler var, siz de onları kimseye yapmıyorsunuz, yetmez ki bu. Belki o adam kendisine başka şeylerin de yapılmasını istemiyor, sizin aldırmayacağınız bazı şeylerden sinirleniyor, kendinizi onun yerine koyacaksınız, o sinirlenmeyi anlıyacaksınız, acısını hayal edeceksiniz, artık o adama o işleri de yapmayacaksınız.

Nurullah Ataç, Ahlak

Bu metinden hareketle fıkra türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Kişisel görüşler dile getirilmiştir.
B) Okuyucuları yönlendirme amaçlanmıştır.
C) Rahat ve samimi bir dil kullanılmıştır.
D) Düşünceleri kanıtlama amacı güdülmüştür.
E) Güncel bir konu ele alınmıştır.

Soru 2

Aşağıdaki parçalardan hangisi bir fıkra yazısından alınmıştır?

A) Hoş görür olmak ne demektir? Hoş görür olmak, düşüncelere, “Boş ver!” diye aldırış etmemek değildir. Böyle bir ilgisizlik insana yakışmaz. Hoş görür olmak, bize seslenen kimsenin söylediklerini birtakım ön yargılara dayanarak tartışmadan geri çevirmek değil, söylenenleri dikkatle dinleyip tarafsız bir görüşle inceledikten sonra yargıya varmaktır.
B) Dergi okurları var, onların yanında dergi yazarları da var. Birtakım kimseler, “Edebiyatçı kalmadı! Edebiyatçı yetişmiyor!” diye dövünüyorlar ya, aldırmayın siz onların dediklerine. Görmüyorlar, görseler de gördüklerini gizliyorlar. Hem bilirsiniz, çağımızda yetişenleri beğenmemek, geçmişi özlemle anmak insana daha bir kibarlık verir. Ucuz bir kibarlık.
C) Türk çocukları ve gençleri için okunması gerekli kitapların bir listesini çıkarmak üzere son aylarda MEB’in, bir araştırma yaptığını duyduk. Böyle bir listenin ilk ve ortaöğretim öğrencileri dikkate alınarak hazırlanacağını tahmin ediyorum. Güzel ve yerinde bir teşebbüs. Bu çalışmanın kapsamı genişletilmeli, yükseköğretimdeki gençler hatta eğitim çağı dışındakilerin okuması için de gerekli eserlerin bir listesi üzerinde çalışmalar yapılmalıdır.
D) “Ben yaradılışımdan güzel değilim.” deyip de boynunu bükmek olur mu? Medeniyet dediğiniz, bir bakıma, tabiatla savaşmak, tabiatı olduğu gibi bırakmayıp düzeltmek, insanoğlunun istediği hâle getirmek değil midir? Öyle olunca insanlar arasındaki çirkinlikleri de: ‘Ne yapalım? Öyle doğmuş onlar!’ deyip çirkin bırakamayız.
E) Hikâye hikâyeyi açarmış, bir tane daha geldi aklıma. Yahya Kemal Bey anlatır: “Bilmem kim gençliğinde Fransa’ya tahsile gitmiş, altı ay sonra da babasına Fransızca bir mektup yazıp ‘Ben burada hep Fransızca konuşuyorum, onun için Türkçeyi unuttum.’ demiş. Babası da ‘Oğlum, benim sana otuz yılda öğrettiğim Türkçeyi sen böyle altı ayda unutursan altı ayda öğrendiğin Fransızcayı kim bilir ne çabuk unutursun.’ diyerek karşılık vermiş.”

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi sohbet türünde bir yazıya örnektir?

A) “İşte Benim Zeki Müren Sergi Kataloğu”, sanatçının kendi koleksiyonunda bulunan fotoğrafları, kostümleri, plakları, şiirleri ve arşiv görüntülerinden oluşuyor. Bazıları hiç bilinmeyen binlerce fotoğraf arasından seçilen çok özel kareler, sanatçının çocukluğuna da gündelik hayatına da ışık tutuyor.
B) Bir kimse ile samimi olmak; ona içimizi açmak, onun da bize içini açmasını beklemek demektir. Ya ben sizin içinizdekileri öğrenmek, size de benim içimdekileri söylemek istemiyorsam? Benden size içimi dökmemi beklemeyin; onu kendime, bir de yıllardır tanıyıp huyunu suyunu iyice öğrendiğim kimselere saklarım. Siz dostluğu öyle çarçabuk kurulur bir şey mi sanıyorsunuz?
C) Şair arkadaşım Ömer Erdem’in, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın 100. yaşını, 100 şairle Dağlarca’ya giderek kutlamak gibi bir rüyası vardı. 100’e 6 kala Dağlarca sonsuzluğa göçtü. Çocukluğumda belki de 50’li, 60’lı yaşlardaki herkesin çocukluğunda, tanıdığı ilk şairlerden biriydi Dağlarca.
D) Beethoven çileli sanatkârlardan biriydi. Çok küçük yaşta babasının baskısı altında müziğe başlamış, zorla çalıştırılmak yüzünden müzikten nefret eder hâle gelmiş, gene de iradesiyle bunu yenerek küçük yaşlarda büyük başarılar elde etmişti.
E) Ziya Gökalp’ın söylediği gibi, bir millet, ruhunu kaybettiği zaman bağımsızlığını da kaybeder. Türkiye’yi ayakta tutan, halkın sımsıkı bağlı bulunduğu tarihî ve millî kıymetlerdir. Her zaman yabancı tesirlere kendilerini fazla kaptıran aydınlara doğru yolu gösteren de odur.

Soru 4

1898’de İstanbul’da doğan ......., Cumhuriyet Dönemi yazarlarındandır. 1921’de Nişantaşı Lisesinde başlayan öğretmenlik hayatı 1945’e kadar sürdürmüştür. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Mütercimliğinde çalışmıştır. Edebiyat dünyasına Dergâh dergisinde yayımladığı yazılarıyla adım atmıştır. Türkçenin özleşmesine öncülük etmiştir. ........ adlı eserinde 1941-1953 arasında gazetelerde yazdığı sohbet türündeki yazılarını toplamıştır. Eleştiri, deneme ve çevirileri de bulunan yazar; eserlerini Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Günce, Okuruma Mektuplar, Söz Arasında gibi eserlerinde toplamıştır.

Bu parçada boş bırakılan yere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

A) Ahmet Rasim-Falaka
B) Nurullah Ataç-Söyleşiler
C) Şevket Rado-Eşref Saati
D) Ahmet Haşim-Bize Göre
E) Peyami Safa-Söyleşiler

Soru 5

İki üç gün evveline kadar güneşimiz vardı. Işığı bir gaz tenekesi parıltısını andıran bir güneş… Gerçi havalarımız pardösüyü bile gülünç gösterecek kadar ılıktı fakat bu ılıklık içinde nezleler, gripler ve bronşitler, maske takmış düşmanlar hâlinde, göze görünmeden, alay alay savunmasız burun deliklerinden aciz ciğerlere rahatça yerleşebiliyordu.

Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangileri kullanılmıştır?

A) Benzetme - karşılaştırma
B) Tanımlama - benzetme
C) Karşılaştırma - örneklendirme
D) Tanık gösterme - karşılaştırma
E) Karşılaştırma - örneklendirme

Soru 6

Bu bayram, dilimizin bir kelime kaybettiğine iyiden iyiye inandım. “Tandır” gibi “kağnı” gibi artık hayatta, yeri kalmamış, şöyle böyle bir kelime değil; zarif, ince, medeni bir kelime. Kapıyı çalan postacının pos bıyıkları arasında onu aradım. Yok!.. Bahşişini alan bekçinin kavlak dudaklarından onu bekledim. Yok!.. Bakkalın çırağından, sebzecinin yamağından, kasabın oğlundan onu işitmek istedim. Yok!.. İpek mendilini alan oğlan, eşarbını kıvıran kız, iki buçukluğu cebine indiren manav, yani kısaca kapımızı kim çaldıysa, hediyesini kim aldıysa bana o beklediğim kelimeyi vermeden gitti! İki yüz kuruş yazan taksinin şoförüne iki yüz elli kuruş veriyorsunuz. Taş gibi bir sükût! Kitabından sevgiyle bahsettiğiniz genç adamla karşılaşıyorsunuz. Hakarete benzer hissiz bir selam!

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
B) Sayıp dökmelere yer verilmiştir.
C) Somutlamadan yararlanılmıştır.
D) Samimi bir üslup kullanılmıştır.
E) Nesnel anlatıma ağırlık verilmiştir.

Soru 7

Aşağıdakilerin hangisinde güncel bir konudan söz edilemez?

A) Hani bu sene kargalara harp ilan edilmişti! Ya bu tepemizde sürü sürü uçuşan kara kuşlar ne? Her sabah gözlerimi, gökyüzünden gelen paslı sesler gıcırtısıyla açıyorum.
B) Son senelerin ağlanacak sahte mimarisi yüzünden değil midir ki ruhumuzun estetik kabiliyetine delil aramak için geçmiş sanatkârların eserlerine başvurmaktan başka çare bulamıyoruz.
C) Dün bahar bayramı idi, yani bayramların en doğalı. Papatya, gelincik ve bülbül âlemi içinde, hayattan bir günün acılarını unutmak için bütün bir şehir halkının şen bir kafile hâlinde döküldükleri yeşil istikametleri takip ederek Kâğıthane’ye indim.
D) Mart başlayalı, kırkını geçmiş nice tanıdığım hastalandı. Bazılarının bronşiti, bazılarının romatizması azmış. Baharın hastalıkları saymakla tükenmez ki…
E) Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Kronik vicdan azabı, tüm ahlakçıların hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur.

Soru 8

Hayatı iyi karşılamanın sırrını bulabilmek için her şeyden önce gülümsemeyi öğrenmeli. Şu kıssayı siz de duymuşsunuzdur: Her hadiseyi güler yüzle karşılayan bir adama, “Eh… Hayatta başarılı olduğun için sen tabii daima gülersin. Ama biz öyle miyiz ya?” demişler. Adam, bir kere daha gülmüş, “Yanılıyorsunuz hem de çok yanılıyorsunuz. Ben hayatta başarılı olduğum için gülmüyorum. Tam tersine! Güldüğüm için hayatta başarılı oluyorum.” demiş. Bu söz boşuna söylenmiş bir söz değildir. İçinde bilinmesi gereken bir gerçek saklı.

Bu parçada dile getirilenler aşağıdakilerin hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

A) DinB) TarihC) Mitoloji
D) Sosyal hayatE) Millî değerler

Soru 9
.......... türündeki yazıların makale, deneme ve fıkra gibi diğer türlerden ayrılan yönü konunun işlenişinde, anlatımındadır. Bu türdeki bir yazıyı okurken bir anda yazar tarafından kuşatıldığımızı, yazarın çekim gücünün etkisine girdiğimizi hissederiz. Sanki yazar ete kemiğe bürünür, karşımıza geçer, bizimle konuşur, bize sorular sorar. Azıcık dikkatimiz dağılsa ses tonunu yükseltir, kaşlarını çatar, suratını ekşitir. Okuyucunun ağzından sorular sorar, bu soruları yine kendisi cevaplar. Okuyucuya “Sizce de öyle değil mi?”, “Siz de böyle düşünmez misiniz?” gibi sorular sorarak okuyuculardan onay bekler.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) SohbetB) RöportajC) Mülakat
D) GünlükE) Anı

Soru 10

I. Sizce Türk müziğinin en büyük bestekârı kimdir?

II. Farabi’yi niçin yeterince okumuyorsunuz?

III. Hızır Bey, hangi şehre tayin edilmiştir?

IV. Atatürk, Millî Mücadele’ye hangi tarihte başlamıştır?

V. Gençler, başarılı olmak için kimleri örnek almalıdır?

Numaralanmış sorulardan hangileri aynı ögeleri buldurmaya yöneliktir?

A) I ve II.B) I ve III.C) II ve IV.
D) III ve V.E) IV ve V.

Soru 11

Herkesin gözü ve kulağı haberlerden, dizilerden, reklamlardan çok, hava raporlarında (I) Yarınki yazgımız kara kış mı (II) yoksa ılık hava mı olacak (III) Dersaadet’e ilk defa gelen bir yabancı, Sefiri Kebir Cevdet Paşaya (IV) “İstanbul’un iklimi nasıldır paşam?” diye sormuş (V)

Haldun Taner, Koyma Akıl, Oyma Akıl

Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine soru işareti (?) konulması uygun olur?

A) IB) IIC) IIID) IVE) V

Soru 12

Gazete, aşağıdaki türlerden hangisinin gelişiminde etkili olmuştur?

 

A) HikâyeB) AnıC) Fıkra
D) RomanE) Günlük

Soru 13

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ögelere ayırmada yanlışlık yapılmıştır?

 

A) Mizah / her aklın, her zekânın dokuyacağı bir kumaş değildir.
B) Akıllı insan / şüphesiz / atasözünün dediği gibi / yapmalıdır.
C) Birden / etrafımızda / dünyanın bütün manzaraları / değişti.
D) Dünyanın güzelliğinden / korkmaya / başlamıştık.
E) Dünyada, insanlar arasında en iyi, en isabetli dağıtılmış olan şey / akıldır.

Soru 14

Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma... Kolay gibi gözükür, ama kolay değildir bu. Birçok kimselerin “Ahlak... ahlak...” diye yasalar, kurallar uydurmağa çalışmaları da zaten bunun kolay olmaması yüzündendir. Size yapılmasını istemediğiniz işi siz de başkasına yapmıyacaksınız, yani kendinizi onun yerine koyacaksınız, bencilliğinizden silkineceksiniz, sizin bir etiniz, kemiğiniz olduğu gibi onun da bir eti, kemiği olduğunu, onun da acılar duyabileceğini düşüneceksiniz. O kadar da değil: Size yapılmasını istemediğiniz birtakım şeyler var, siz de onları kimseye yapmıyorsunuz, yetmez ki bu. Belki o adam kendisine başka şeylerin de yapılmasını istemiyor, sizin aldırmayacağınız bazı şeylerden sinirleniyor, kendinizi onun yerine koyacaksınız, o sinirlenmeyi anlıyacaksınız, acısını hayal edeceksiniz, artık o adama o işleri de yapmayacaksınız.

Nurullah Ataç, Ahlak

Yukarıdaki metinden hareketle fıkra türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Kişisel görüşler dile getirilmiştir.
B) Okuyucuları yönlendirme amaçlanmıştır.
C) Rahat ve samimi bir dil kullanılmıştır.
D) Düşünceleri kanıtlama amacı güdülmüştür.
E) Güncel bir konu ele alınmıştır.

Soru 15

Sohbet türünde eser verenbir sanatçı içinaşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

A) Anlattıklarını kanıtlama yoluna gider.
B) Yazısını gazete ve dergilerde yayımlar.
C) Yazısında mizahi fıkralardan yararlanabilir.
D) Yazılarında, senli benli konuşma üslubu kullanabilir.
E) Eserini okuyucuya bilgi vermek amacıyla kaleme alır.

Soru 16

I.Bir Avuç Saçma
II.Bir İçim Su
III.Kirpinin Dedikleri

Yukarıdaki numaralanmış eserlerin sanatçısı ve türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ziya Osman Saba - Şiir B) Ahmet Rasim - Anı
C) Refik Halit Karay - Fıkra D) Ahmet Haşim - Fıkra
E) Falih Rıfkı Atay - Gezi

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi öğretici metin türüne örnek olamaz?

A) HikâyeB) SohbetC) Edebi tenkid
D) MakaleE) Fıkra
Seçilen
Soru
Sayısı
0